Sétif Katliamı Hangi Ülkede Yapıldı? Cevap Basit, Yüzleşmesi Zor: Cezayir
Sana doğrudan söyleyeyim: Sétif katliamı, Cezayir’de gerçekleşti. Ama cümlenin içine saklanan bir başka gerçek daha var: O gün takvim 8 Mayıs 1945’i gösteriyordu ve bu topraklar resmen “Fransız Cezayiri”ydi. Avrupa’da zafer çanları çalarken, Kuzey Afrika’da bir halk, bağımsızlık talebini dillendirdiği için kurşunların, bombaların ve toplu mezarların gölgesine itildi. Bu yazı, “kolonyal hafızanın” cilalı söylemlerini kazımak, çıplak hakikati önüne koymak için yazıldı. Sakin bir tartışma bekleme; çünkü mesele sakin kalamayacak kadar gerçek. Fransız sömürge idaresi, Sétif’te başlayan ve Guelma ile Kherrata’ya yayılan gösterileri kana buladı; aradan geçen onca yıla rağmen bilanço ve sorumluluk tartışmaları hâlâ tamamlanmış değil. ([France 24][1])
8 Mayıs 1945: Bir Bayrak Yasaklanır, Bir Halk Cezalandırılır
İkinci Dünya Savaşı biterken, Sétif’te on binlerce kişi sokaklara çıktı. Kimi Nazi yenilgisini kutluyordu, kimi de “Biz ne olacağız?” diye soruyordu. Fransız makamları, “Fransız bayrağı dışında bayrak taşımak yasak” dedi; gerisi kâbus gibi aktı. Polis ateşiyle başlayan gerilim, kırsala yayılan saldırılarla büyüdü; ardından ordu, yerleşik Avrupalı milisler ve idare, ezici bir misilleme başlattı. Olaylar birkaç haftaya yayıldı; sadece Sétif’te değil, Guelma ve Kherrata hattında da köyler ve mahalleler hedef alındı. Bu, bir “asayiş” operasyonu değil, kolonyal düzenin çıplak şiddetiydi. ([France 24][1])
Rakamların Siyaseti: 1.020 mi, 45.000 mi, Yoksa “Birkaç Bin” mi?
Sayılar neden bu kadar tartışmalı? Çünkü sayı, hafızayı belirler. Resmî Fransız raporları kısa sürede 1.020 civarı ölüden söz etti; Cezayirli ve bölgesel kaynaklarda ise on binlerce kurban ifadesi dolaştı. Bağımsız tarihçiler, 3.000 ile 8.000 arasında, bazısı 5.000–6.000 bandında toplu bir aralık veriyor. Fakat herkesin üzerinde uzlaştığı bir şey var: Hedef alınan kitle ezici biçimde yerli Müslüman nüfustu ve devlet şiddeti sistematikti. Rakamın nereye bağlandığı, bugün hâlâ kimin hafızasının “resmî” sayılacağına dair bir iktidar mücadelesi. Bu yüzden “kaç kişi öldü?” sorusu, yalnızca istatistik değil, bir siyasî pozisyon beyanı. ([Vikipedi][2])
Coğrafyanın Cevabı: Ülke Cezayir, Statü Fransız Cezayiri
“Katliam hangi ülkede yapıldı?” diye sorulduğunda teknik cevap nettir: Cezayir. Ancak 1945’te bu topraklar Fransa’nın bir “departmanı” sayılıyordu. Yani katliam, Cezayir halkına, Fransız yönetimi altında, Cezayir’in kendi şehirlerinde uygulandı: Sétif, Guelma, Kherrata. Bu ayrım, “sömürge idaresi bir devlet midir?” gibi hukukî bir açmazı da açığa çıkarıyor. Sonuçta kurbanlar, kendi yurtlarında yabancı muamelesi görürken, faili meşruiyetini “düzeni sağlama” söyleminden devşirdi. ([Vikipedi][2])
Resmî Yüzleşme Var mı? Söz ile Hukuk Arasında Asılı Bir Hafıza
Takvimler 80. yıla yaklaşırken, Fransa’dan gelen açıklamalar “trajedi” ve “affedilemez” gibi niteliklerle sınırlı kaldı; parlamenter ve yerel düzeyde anma jestleri artsa da, “devlet suçu” olarak açık ve hukuki bir tanım hâlâ zikredilmiyor. Cezayir toplumunda ise hafıza dimdik ayakta: Her 8 Mayıs’ta anmalar yapılıyor, tanık anlatıları tekrar ediliyor ve “resmî tanıma” talebi yüksek sesle dile getiriliyor. Bugün dahi Fransız ve Cezayirli aktörlerin ortak törenlere katılması, sembolik bir eşik ama hesap verme mekanizması hâlâ eksik. Soruyu keskinleştirelim: Eğer bir devlet, kendi arşivlerine bakan tarihçilerin vardığı sonuçları hukukî düzleme taşımıyorsa, bu “yüzleşme” midir, yoksa “imaj yönetimi” mi? ([Le Monde.fr][3])
“Asayiş”in Kör Noktaları: Kime Karşı, Ne Kadar Meşru?
Savunucular “önce Avrupalı siviller öldürüldü, devlet düzeni sağladı” diyor. Peki, düzeni sağlamak adına köylerin yakılması, toplu tutuklamalar, milislerin serbestçe hareket etmesi nasıl açıklanacak? Bir başka itiraz: “Savaş yeni bitmişti, hassas dönemdi.” Tam da bu nedenle şunu sormak zorundayız: Avrupa’da özgürlük ve zafer nutukları atılırken, Afrika’da talepler neden kurşunla bastırıldı? Çifte standardın literatürdeki adı bellidir: Kolonyal şiddet. Bunu konuşmadan “Avrupa değerleri” masalını içimize nasıl sindireceğiz? ([histoirecoloniale.net][4])
Tartışmayı Büyütelim: Provokatif Sorular
— Bir ülkenin zafer günü, başka bir halkın yas gününe dönüşüyorsa, “evrensel değerler” nerede başlar, nerede biter?
— Rakamları aşağı çekmek, suçun kendisini küçültür mü; yoksa yalnızca sorumluluğu erteleyen bir retorik mi üretir?
— “O günkü şartlar” mazereti, sivillere karşı aşırı güç kullanımını meşrulaştırabilir mi?
— Sétif, Guelma ve Kherrata’yı anmak, bugünün devletlerinin güvenlik doktrinlerini yeniden tartışmaya açmayı gerektirir mi? ([Vikipedi][2])
Son Söz: Ülke Cezayir, Yara Ortak
Sétif katliamı Cezayir’de oldu; ama yarası, yalnızca Cezayir’in değil, modern dünyanın içindeki kolonyal refleksin yarasıdır. Anma törenleri, sembolik açıklamalar, indirimli rakamlar… Hiçbiri tek başına yüzleşme değil. Yüzleşme; arşivlerin açılması, açık özür, onarım ve eğitimle mümkün. Bugün tartışmayı büyütmek, yorumlarda itiraz etmek, kaynakları konuşmak ve soruları çoğaltmak gerekiyor. Çünkü hakikatin üstü örtüldüğünde, sessizlik her zaman güçlülerin tarafını tutar. ([Le Monde.fr][3])
[1]: https://www.france24.com/en/africa/20250509-setif-ve-day-colonial-massacres-that-lost-algeria-france-anniversary?utm_source=chatgpt.com “Remembering Sétif, the VE Day colonial massacres that ‘lost Algeria …”
[2]: https://en.wikipedia.org/wiki/S%C3%A9tif_and_Guelma_massacre?utm_source=chatgpt.com “Sétif and Guelma massacre”
[3]: https://www.lemonde.fr/en/le-monde-africa/article/2025/05/12/in-algeria-the-memory-of-massacres-committed-by-the-french-colonial-army-in-1945-is-intact_6741199_124.html?utm_source=chatgpt.com “In Algeria, the memory of massacres committed by the French colonial army in 1945 is ‘intact'”
[4]: https://histoirecoloniale.net/les-massacres-de-setif-guelma-et-kherrata-de-mai-juin-1945-notre-dossier/?utm_source=chatgpt.com “Les massacres de Sétif, Guelma et Kherrata de mai-juin 1945 : notre dossier”