İçeriğe geç

Torpilsiz savcı olunur mu ?

Torpilsiz Savcı Olunur mu?

Hayaller ve Gerçekler Arasında

25 yaşında, Kayseri’de yaşayan, hayatının çoğunu yazılarla ve günlüklerle geçiren biri olarak bazen kendimi çok karmaşık bir dünyada buluyorum. Kendi duygularımı yazıya dökmek, aslında hayatımı düzenlememe yardımcı oluyor. Ama bugün, yazarken çok farklı bir şey var içimde. Duygularım biraz karmaşık, biraz kararsız. Sorular biriktikçe biriktimiyor değil; başımı her çevirdiğimde aklımda bir soru yankı yapıyor: Torpilsiz savcı olunur mu?

O İlk Adım: Hayal Kırıklığı

Geçen yıl mezun oldum. Hukuk fakültesinden diploma aldım ve artık bir adım daha attım hayalime. Savcı olmak, kimileri için sadece bir iş, kimileri için ise bir kutsallık gibi. Benim için ise hepsi bir arada. Ama okuldan mezun olduktan sonra, o kadar çok soru ve belirsizlikle karşılaştım ki. “Torpilsiz savcı olunur mu?” sorusu her gün daha güçlü bir şekilde kendini hissettirmeye başladı.

Mezuniyetin ardından, Türkiye’nin en prestijli savcı adaylık sınavına girmeye karar verdim. Sabah erken kalkıp kütüphaneye gitmek, ders çalışmak ve hedefime doğru adım adım ilerlemek. Ancak bir noktada, bu yolun o kadar da düzgün olmadığını fark ettim. Çevremdeki insanlar, her zaman bir yolunu buluyor gibi görünüyorlardı. “Şu arkadaşımın amcası savcı, bunun dayısı avukat…” gibi cümleler sürekli etrafımda yankılandı. O an bir şeyin farkına vardım: Gerçekten torpilsiz bir yol var mıydı?

Bir Anlık Kararsızlık

Günler geçtikçe sınav için daha fazla çalışıyor, başarıyı elde etmek için her şeyi veriyordum ama o içimdeki boşluk bir türlü kapanmıyordu. Belki de gerçek hayatta çok fazla “torpil” vardı ve ben bu gerçeği kabul etmek istemiyordum. Üzülüyordum. Bir yanda gerçekten inandığım bir meslek var, öbür yanda ise sistemin nasıl işlediğini gördükçe içimde bir hayal kırıklığı büyüyordu.

Bir gün okulda eski bir hocamla karşılaştım. Hayatını anlatırken, bana ilginç bir şey söyledi: “Hayat, en büyük sınavı, torpilsiz geçmeyi başaranlara sunuyor. Ama unutma, bazen bu sınavların içindeki en büyük başarı, sabırlı olmak ve umudunu kaybetmemek.” O an, o kadar derinden etkilendim ki… Sabırlı olmak… Bir anda gözlerim sulandı ve içimden bir ses dedi ki: “Belki de bu kadar zorlamamalıyım.”

Umut ve Karar Anı

Bir sonraki sabah, Kayseri’nin biraz serin, biraz güneşli havasında yürürken, bu soruyu tekrar sordum kendime: Torpilsiz savcı olunur mu? Cevabım belliydi: Evet, olur. Hem de nasıl olur.

Çünkü torpilin ne olduğunu ne kadar anlarsam anlayayım, bu sadece bir engeldi. Gerçek başarı, o engelleri aşabilmekteydi. Her ne kadar bazen yolun taşlı, bazen de kayalık olduğunu görsem de, nihayetinde kendi gücümle ulaşacağım yere olan inancım beni ileriye taşıyordu. Şimdi, gerçekten bir savcı olmayı istiyorsam, ne yapmam gerektiğini biliyorum. En önemlisi de, bir şeyin farkına varmıştım: Torpil, başarıyı belirleyecek tek şey değil.

Hayalini Sorgulama: Bir Başka Yoldaşlık

O günden sonra, biraz daha huzurluyum. Kendime biraz daha güveniyorum. Hukuk dünyasında yer almak, adaletin içinde bir görev üstlenmek istiyorum. Artık o soruyu sordum ve kendi cevabımı buldum: Torpilsiz savcı olunur. Belki sistem bazen adaletsiz gibi görünse de, doğru olanı yapmak ve doğru yoldan gitmek her zaman ödüllendirilir. Ben de bu yolda ilerleyeceğim.

Kayseri’de, sabahları yürüdüğüm o yolları düşünürken, fark ettim ki; önemli olan, hedefime doğru olan adımlarımı korkmadan atabilmek. Bir gün, belki de savcı olacağım. Ama bu, yalnızca kendi çabamla olacak. Ve o an, en değerli an olacak.

Unutma: Her yolun sonunda, umut var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort Megapari
Sitemap
ilbet casinohttps://betexpergiris.casino/betexpergir.net